Maurizio Garzoni tarihte ilk defa Kurt dil çalışmasını yapan misyonerdir.
KURDA DİLİ…
●■●
Maurizio Garzoni’nin Grammatica e Vocabolario della Lingua Kurda (1787) Eseri Işığında Kurda Dili ve Tarihsel Tanıklıklar…
●■●
Hazırlayan: İsmail KARAÇAM
Emekli Gazeteci, Eğitimci, Bağımsız Tarih Araştırmacısı
●■●
—
●■●
Özet
•••
Bu çalışma, Dominiken misyoneri Maurizio Garzoni’nin 1787 yılında Roma’da yayımlanan Grammatica e Vocabolario della Lingua adlı eserini incelemektedir. Garzoni, Musul bölgesinde on sekiz yıl boyunca derlediği Kurda dilini bir İran dili olarak sınıflandırmış, ancak bu dili konuşan halkın Türk olduğunu açıkça belirtmiştir. Eser, dilin bünyesine giren Türkçe, Arapça ve Süryanice kelimeleri kaydetmektedir. Makalede ayrıca Türk tarihçi Mesudî başta olmak üzere Urfalı Mateos, Šahrestānīhā ī Ērānšahr ve Campanile gibi kaynaklardaki tanıklıklar, kendi tarihsel bağlamları ve orijinal terminolojileri korunarak sunulmaktadır. Çalışma, 20. yüzyılda üretilmiş modern etnik Kürt söyleminin tarihsel kaynaklarda karşılığı bulunmadığını ortaya koymaktadır.
●■●Anahtar Kelimeler:
Kurda Dili, Garzoni, Ekrâd, Kürdistan, Kurdistan, Kurt, Kürt, Türk, Grammatica Kurda, Mesudî, İbn Haldun, Giuseppe Campanile, Urfalı Mateos, (Քուրթ), Maurizio Garzoni, Šahrestānīhā ī Ērānšahr, Selçuklu Sultanı Sencer, Fars, Arap, Ermeni, Süryani, Roma, Sasani, Touraj Daryaee, Vladimir Minorsky, İslam, kur’an, Hristiyan
— ●■●
Giriş
•••••
Maurizio Garzoni (1730-1790), Musul’da Dominiken misyoneri olarak görev yaptığı on sekiz yıl boyunca bölgenin gündelik konuşma dilini derlemiş ve İtalyanca olarak kaleme almıştır. 1787’de Roma’da Sacred Congregation of Propaganda Fide tarafından yayımlanan 288 sayfalık Grammatica e Vocabolario della Lingua Kurda, Kurda dilinin bir Avrupa dilinde yazılmış ilk dilbilgisi kitabı ve sözlüğüdür. Eser, dilbilgisi kuralları ve yaklaşık 4.600 kelimelik bir sözlük içermektedir. Garzoni’nin çalışması, bölgede konuşulan dili bilimsel yöntemle kayda geçiren öncü bir eser olmakla birlikte, asıl önemi bu dili konuşan halkın kökenine dair verdiği bilgilerde yatmaktadır.
●■●
—
●■●
Garzoni’nin Önsözü ve Kurda Dili ile Halkına Yaklaşımı
••••
Garzoni, eserinin önsözünde Kurda dilini ve bu dili konuşan halkı şu sözlerle Avrupa okuruna tanıtır:
“La favella Kurda all’Europa fin’ora ignota, ella è un linguaggio non ingrato all’orecchio, e proprio del paese detto Kurdistan tra i confini della Mesopotamia, e della Persia. Trae la sua origine dalla Persiana, ed ha moltissimi vocaboli Arabi, Siriaci e Turchi, a misura che gli Arabi, i Siri, e i Turchi hanno avuto successivamente impero sopra la nazione Kurda.”
••••
Türkçe çevirisi şöyledir:
“Avrupa’da bugüne kadar bilinmeyen Kurda dili, kulağa hoş gelen ve Mezopotamya ile İran sınırları arasında yer alan Kurdistan denilen bölgeye özgü bir dildir. Kökeni Farsçaya dayanır; Araplar, Süryaniler ve Türkler sırasıyla Kürt milleti üzerinde hâkimiyet kurdukça, pek çok Arapça, Süryanice ve Türkçe kelimeyi de bünyesine katmıştır.”
•••
Garzoni, dilin Farsça kökenli olduğunu söylemekle birlikte, eserinin ilerleyen bölümlerinde bu dili konuşan halkın kökenine dair çok daha net ifadeler kullanmaktadır. Garzoni, Kurdistan bölgesinde yaşayan ve Kurda dilini konuşan bu halkın Türk kökenli olduğunu açıkça yazmaktadır.¹ Bu tespit, Garzoni’nin bölgede geçirdiği on sekiz yıllık gözlemlerine dayanmaktadır ve dönemin Avrupa’sında Kurtlar hakkında yazılmış ilk elden tanıklık olması bakımından büyük önem taşımaktadır.
•••
—
•••
Garzoni’nin Tespit Ettiği Türkçe Kelimeler
Garzoni, Kurda dilindeki kelimeleri sıralarken özellikle Türkçeden geçen idari, askeri ve gündelik hayata dair terimleri kaydetmiştir. Eserin sözlük bölümünde yer alan bu kelimelerden bazıları şunlardır:
Bey (unvan olarak kullanılır),
Ağa (toplumsal liderlik unvanı),
Çorba (yemek türü),
Çavuş (askerî rütbe),
Ordu (askerî birlik),
Oda (evin bir bölümü).
Bu ödünçlemeler, yalnızca dilsel etkileşimin değil, aynı zamanda bölgedeki Türk varlığının ve hâkimiyetinin de somut göstergeleridir. Kurda dilindeki Türkçe kelimelerin yoğunluğu, Garzoni’nin halkın Türklüğüne dair tespitini dilbilimsel açıdan da desteklemektedir.
••••
—
••••
Dilbilgisi ve Sayılar
••
Garzoni, Kurda dilinin gramer yapısını sistematik biçimde ele alır. İsimlerde eril-dişil ayrımı, fiil çekimleri, iyelik ekleri ve cümle yapısı gibi konuları örneklerle açıklar. Eserin son bölümünde yer alan İtalyanca-Kurda sözlük ise dönemin Musul bölgesinde konuşulan gündelik dili yansıtması bakımından kıymetlidir.
Eserde yer alan temel sayılar, Garzoni’nin İtalyanca fonetiğe dayalı yazımıyla şöyledir:
Yek (bir),
Duh (iki),
Seh (üç),
Bist (yirmi),
Sad (yüz),
Hezár (bin).
•••
—
•••
Tarihsel Tanıklıklar:
Orijinal Kaynaklarda “Kurd”, “Ekrâd” ve Bölge Halkının Türklüğü;
Garzoni’nin dilbilimsel çalışması ve halkın Türklüğüne dair tespiti, kendisinden çok daha eski dönemlere ait kaynaklarla birlikte okunduğunda, “Kurd” ve “Ekrâd” terimlerinin tarihsel seyri ve bölge halkının kökeni hakkında daha net bir tablo ortaya çıkmaktadır.
Mesudî (10. Yüzyıl):
Arapça yazan büyük Türk tarihçi ve coğrafyacı Mesudî, Mürûcü’z-Zeheb adlı eserinde “Ekrâd’dan olanlar arasında Haricî görüşünü benimseyenler vardır” der.² Burada kullanılan “el-Ekrâd” (الأكراد) ifadesi, Arapçada “Kurd” kelimesinin çoğuludur. Mesudî’nin kendisi Türk kökenli bir müelliftir ve eserinde “Ekrâd” olarak andığı topluluklar, Irak ile İran arasındaki dağlık bölgede yaşayan, hayvancılıkla geçinen, aşiret yapısına sahip topluluklardır. Bu kullanım, etnik bir sınıflandırmadan ziyade, belirli bir coğrafya ve yaşam tarzına işaret etmektedir. Ayrıca Ekrad’ın Türk soylu olduklarını yazar.
•••
İbn Haldun başta olmak üzere klasik İslam müellifleri de “Ekrâd”ı, dağlık bölgelerin göçebe veya yarı göçebe unsurları olarak tarif ederler.³
Urfalı Mateos (11. Yüzyıl): Ermeni vakanüvis, Selçuklu dönemi olaylarını kaydettiği vekayinamesinde “K’urt’ taifesi gelip…” ifadesini kullanır.⁴
Buradaki Ermenice “K’urt’” (Քուրթ) ve “azg” (ազգ, taife, topluluk) kelimeleri, belirli bir topluluğa işaret etmekte olup, modern anlamda etnik bir tanımlama içermemektedir. Mateos’un kaydı, Selçuklu fetihleriyle birlikte bölgeye gelen Türk boylarının bir koluna işaret ediyor olması bakımından dikkate değerdir.
••••
Šahrestānīhā ī Ērānšahr (8. Yüzyıl Sonu):
Pehlevice yazılmış bu geç Sasani dönemi coğrafya metninde “Kurdlar ortaya çıktı” ifadesi yer alır.⁵ Akademik literatürde, bu metinde geçen “kurd” teriminin etnik bir grubu değil, göçebe çoban toplulukları tanımladığı görüşü ağırlık kazanmıştır.⁶
••••
“Kurdistan” Teriminin Ortaya Çıkışı:
“Kurdistan” adı, idari bir bölge tanımı olarak ilk kez 12. yüzyılda, Büyük Selçuklu Sultanı Sencer döneminde kurulan Kurdistan Eyaleti ile resmî kayıtlara girmiştir. Bu, etnik değil, coğrafi-idari bir adlandırmadır. Daha önceki İslam kaynaklarında aynı bölge genellikle “Cibal” yani “Dağlar Bölgesi” olarak anılmaktadır.⁷
••••
Campanile (19. Yüzyıl Başı): Garzoni ile aynı misyonerlik geleneğinden gelen Giuseppe Campanile, 1818’de yayımlanan Storia della Regione del Kurdistan adlı eserinde Soran Beyliği’nden bahsederken “Ortak dil Kurda dilidir” notunu düşer.⁸ Bu kayıt, 19. yüzyıl başında Kurdistan bölgesinde Kurda dilinin ortak iletişim dili olarak kullanılmaya devam ettiğini göstermektedir.
•••
—
•••
Modern Kürt Etnitesi Söyleminin Eleştirisi;
Yukarıda sunulan tarihsel kayıtlar açıkça göstermektedir ki, 14. yüzyıl öncesine ait hiçbir orijinal kaynakta “Kürt” terimi etnik bir kategori olarak kullanılmamıştır. “Ekrâd” ve “Kurd” terimleri, dağlık bölgelerde hayvancılıkla geçinen, aşiret yapısına sahip toplulukları tanımlayan coğrafi ve sosyolojik tanımlamalardır. “Kurdistan” ise 12. yüzyıldan itibaren kullanılan idari bir bölge adıdır. Bölge halkının kökeni konusunda en yetkin tanıklık, bölgede on sekiz yıl yaşamış olan Garzoni’den gelmektedir ve Garzoni bu halkın Türk olduğunu açıkça yazmaktadır. 20. yüzyılda ortaya çıkan ve Kürtleri ayrı bir etnik grup olarak tanımlayan söylem, tarihsel kaynaklarda karşılığı bulunmayan, modern dönemin siyasi şartlarında üretilmiş bir kurgudur. Bu söylem, ortaçağ kaynaklarındaki “Ekrâd” terimini bağlamından kopararak etnik bir içerikle doldurmakta ve tarihsel gerçekleri çarpıtmaktadır.
•••
—
••••
Sonuç
•••
Maurizio Garzoni’nin Grammatica e Vocabolario della Lingua Kurda adlı eseri, Kurda dilini bilimsel yöntemle inceleyen ilk çalışma olmasının yanı sıra, bu dili konuşan halkın Türk kökenli olduğuna dair birincil tanıklık sunması bakımından da eşsiz bir değere sahiptir. Garzoni, dilin Farsça ile yapısal akrabalığını tespit etmiş, ancak halkın etnik aidiyetini Türk olarak kaydetmiştir. Dilin bünyesindeki yoğun Türkçe kelime varlığı da bu tespiti desteklemektedir.
•••
Türk tarihçi Mesudî başta olmak üzere tarihsel kaynaklar incelendiğinde, “Kurd” ve “Ekrâd” terimlerinin etnik değil, coğrafi ve sosyolojik tanımlamalar olduğu açıkça görülmektedir. Bu terimlere modern anlamda etnik içerik yüklenmesi, 20. yüzyıl milliyetçi söylemlerinin ürünüdür ve ortaçağ kaynaklarında karşılığı bulunmamaktadır. Garzoni’nin eseri, bu bağlamda, hem dilbilimsel hem de tarihsel bir kaynak olarak değerini korumaktadır.
•••
—
•••
Dipnotlar
••
¹ Maurizio Garzoni, Grammatica e Vocabolario della Lingua Kurda, Roma: Sacred Congregation of Propaganda Fide, 1787. Garzoni, eserinin giriş bölümünde Kürdistan bölgesinde yaşayan halkın Türk kökenli olduğunu belirtmektedir.
² el-Mes‘ûdî, Ebü’l-Hasan Ali b. Hüseyin, Mürûcü’z-Zeheb ve Me‘âdinü’l-Cevher, nşr. Barbier de Meynard, Paris, 1864, s. 254. Mesudî, Türk kökenli bir İslam tarihçisi ve coğrafyacısıdır.
³ İbn Haldun, Mukaddime, çev. Süleyman Uludağ, İstanbul: Dergâh Yayınları, 1982. İbn Haldun, “Ekrâd”ı bedevi ve hadari toplumlar arasında, dağlık bölgelerin göçebe unsurları olarak sınıflandırır.
⁴ Mateos Urhayetsi, Patmut’iwn (Vekayiname), Kudüs, 1869. Ermeni vakanüvisin Selçuklu fetihleri dönemine dair kayıtları, bölgeye gelen Türk boyları hakkında önemli bilgiler içermektedir.
⁵ Šahrestānīhā ī Ērānšahr, Pehlevi coğrafya metni. Eserin tenkitli neşri için bkz. Touraj Daryaee, Šahrestānīhā ī Ērānšahr: A Middle Persian Text on Late Antique Geography, Epic, and History, Costa Mesa: Mazda Publishers, 2002.
⁶ Touraj Daryaee, a.g.e., s. 44-45. Daryaee, metindeki “kurd” teriminin göçebe çoban topluluklar için kullanıldığını belirtmektedir.
⁷ Vladimir Minorsky, “Kurds, Kurdistan”, Encyclopaedia of Islam, 2. baskı, c. 5, Leiden: Brill, 1986, s. 438-486. Minorsky, Kurdistan teriminin idari bir bölge adı olarak ilk kez Sultan Sencer döneminde kullanıldığını kaydeder.
⁸ Giuseppe Campanile, Storia della Regione del Kurdistan, Napoli, 1818. Eser, Soran Beyliği ve bölgenin demografik yapısı hakkında değerli bilgiler sunmaktadır.
—
Kaynakça
· Campanile, Giuseppe. Storia della Regione del Kurdistan. Napoli, 1818.
· Daryaee, Touraj. Šahrestānīhā ī Ērānšahr: A Middle Persian Text on Late Antique Geography, Epic, and History. Costa Mesa: Mazda Publishers, 2002.
· Garzoni, Maurizio. Grammatica e Vocabolario della Lingua Kurda. Roma: Sacred Congregation of Propaganda Fide, 1787.
· İbn Haldun. Mukaddime. Çev. Süleyman Uludağ. İstanbul: Dergâh Yayınları, 1982.
· Mateos Urhayetsi. Patmut’iwn (Vekayiname). Kudüs, 1869.
· el-Mes‘ûdî, Ebü’l-Hasan Ali b. Hüseyin. Mürûcü’z-Zeheb ve Me‘âdinü’l-Cevher. Nşr. Barbier de Meynard. Paris, 1864.
· Minorsky, Vladimir. “Kurds, Kurdistan”. Encyclopaedia of Islam. 2. baskı. Cilt 5. Leiden: Brill, 1986, s. 438-486.
· Šahrestānīhā ī Ērānšahr. Pehlevi coğrafya metni.

